
İltica sürecinde statü değişikliği, Almanya’da kalıcı olarak yaşamak ve çalışmak isteyen mülteciler için hem hukuki hem de pratik açıdan önemli bir imkândır. İltica süreci çoğu zaman uzun sürmekte ve birçok belirsizlik içermektedir; buna karşın statü değişikliği, daha istikrarlı bir gelecek perspektifi sunabilir. Belirli kişiler için bu değişiklik, belirsiz bir mülteci statüsünden, güvenceli bir istihdamla nitelikli iş gücü olarak oturma iznine geçiş yolunu açmaktadır.
Bu yazıda, göç hukuku alanında uzmanlaşmış Avukat Zafer Özkan, iltica sürecinde statü değişikliğindeki en önemli noktalar hakkında bilgi vermektedir. Statü değişikliğinin tam olarak ne anlama geldiğini, hangi hukuki dayanak ve şartların geçerli olduğunu, hangi şans ve risklerin bulunduğunu ve bu geçişin başarılı bir şekilde gerçekleşmesi ile Almanya’da uzun vadeli kalıp çalışabilmek için deneyimli bir avukatın uzman desteğinin neden hayati önem taşıdığını açıklamaktadır.
Statü değişikliği (Spurwechsel) Almanya'da kalıcı bir gelecek arayan birçok mülteci için önemli bir konudur. Bu durum iltica statüsünün çalışma amacıyla verilen bir oturum iznine dönüştürülmesi seçeneğini ile ilgilidir. Başka bir deyişle, bazı sığınmacıların devam eden iltica sürecinden vazgeçip onun yerine nitelikli iş gücü vasıtasıyla bir oturum izni başvurusunda bulunma imkânına sahip olduğunu ifade etmektedir.
Klasik iltica prosedürünün aksine, burada bireysel iltica sebeplerinden değil de mesleki yeterliliğin ve Almanya iş gücü piyasasına entegrasyon fırsatının ön planda olduğu bir süreç söz konusudur. Bu uygulama, çeşitli nedenlerle Almanya’ya gelen kişiler için alternatif bir gelecek perspektifi sunmakta ve iş gücü piyasasına katılım ile güvence altına alınmış bir oturum hakkı için yeni olanaklar sağlamaktadır. İltica süreci çoğunlukla ciddi belirsizlikler içerdiğinden, statü değişikliği bu aşamada hukuki güvenlik ve daha öngörülebilir bir gelecek perspektifi elde etmek için önemli bir adım olabilir.

Şerit değiştirmeyle ilgili herhangi bir sorunuz var mı?
Bizi 069 87006620 numaralı telefondan arayabilir veya iletişim formumuzu doldurabilirsiniz.
Almanya şu anda iş gücü piyasasında büyük zorluklarla karşı karşıyadır. Birçok sektörde ciddi bir nitelikli eleman açığı bulunmaktadır. Aynı zamanda, mesleki diplomalara veya değerli iş deneyimine sahip çok sayıda kişi uzun süren iltica süreçlerinde takılıp kalmaktadır. Statü değişikliği bu bağlamda bir köprü görevi görmektedir. Bu uygulamada iltica hukukuna göre henüz herhangi bir koruma statüsü elde edememiş olan, ancak iş piyasasında acil ihtiyaç duyulan kişilere yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Bu sayede, ilgili kişiler Almanya’da güvenli bir yaşam için yeni bir perspektif elde ederken, işverenler de motive olmuş nitelikli çalışanları uzun vadede istihdam etme fırsatı bulmaktadır.
Statü değişikliği için öngörülen yasal şartlar oldukça katıdır ve konuyla ilgisi olmayan kişiler için anlaşılması güç olabilir. Bu imkândan yararlanmak isteyenlerin, yalnızca belirli bir tarihten önce Almanya’ya giriş yapmış olmaları değil, aynı zamanda çeşitli belgeleri sunmaları ve resmî koşulları eksiksiz yerine getirmeleri gerekir. Yapılacak hatalar, başvurunun reddedilmesine ve ilgili kişinin oturum hakkını kaybetmesine yol açabilir. Bu nedenle sürecin
en başından itibaren hukuki destek almak hayati önem taşır. Göç hukuku alanında uzman bir avukat, statü değişikliğinin mümkün olup olmadığını ve hangi koşullarda hukuken güvenli bir şekilde gerçekleştirilebileceğini değerlendirebilir.
“Spurwechsel” (statü değişikliği) terimi, Alman oturum hukukunda (Aufenthaltsrecht) yasal olarak tanımlanmış bir kavram değildir; ancak, iltica başvurusunu geri çektikten sonra Almanya’da kalmaya devam eden kişiler için özel bir imkânı ifade eder. Bu durumda kişi, “iltica yolundan” (Asylspur) yani iltica başvurusu ve buna bağlı statüden, çalışma veya mesleki eğitim amacıyla verilen kalıcı bir oturma iznine geçiş yapar.

Her ne kadar “statü değişikliği” terimi Oturum Kanunu’nda (Aufenthaltsgesetz) kelimesi kelimesine geçmese de bu imkân 23 Aralık 2023 itibarıyla yürürlüğe giren bir yasa değişikliğiyle (§ 10 Abs. 3 Satz 5 AufenthG) tanınmıştır ve belirli bir tarihe sıkı sıkıya bağlıdır.
Yeni düzenlemenin özü şudur: 29 Mart 2023’ten önce Almanya’ya giriş yapan yabancılar, § 10 AufenthG’deki kısıtlamalara tabi olmadan oturma izni alabilirler. Bunun için önkoşul, iltica başvurusunun geri çekilmiş olması ve red kararı verilmemiş olmasıdır. Bu düzenleme sayesinde mesleki yeterliliklerinin kanıtlanması halinde belirli bir grup insana iltica prosedüründen düzenli oturum hakkına geçiş imkânı sağlanır.
Bir statü değişikliğinin başarılı olabilmesi için, ilgili oturum izni türünün koşullarının da eksiksiz yerine getirilmesi gerekir.
Bu kapsamda şu oturma izinleri dikkate alınabilir:
Bu hükümler; mesleki eğitimi tanınmış nitelikli işçilerin, akademik yeterliliğe sahip kişilerin ve belirgin mesleki pratik tecrübeye sahip yabancıların Almanya’da oturma hakkını düzenler. Bunun yanında, nitelikli işçilerin eşleri ve reşit olmayan çocukları da belirlenen tarihten (29.03.2023) önce Almanya’ya giriş yapmışlarsa bu düzenlemeden yararlanabilirler. Ancak aile birleşimi hakkı belirli ölçüde sınırlıdır. Örneğin, ebeveynlerin çocuklarının yanına gelmesi
bu kapsama girmez; sadece 1 Ocak 2024’ten önce verilmişse, bu tür bir oturum izni geçerli kabul edilir.
Statü değişikliği için en önemli şartlardan biri, iltica başvurusunun geri çekilmesidir. Bu işlem yalnızca devam eden iltica sürecinde değil, aynı zamanda idare mahkemelerinde yürütülen dava sürecinde de gerçekleştirilebilir. Böylece, sürecin ileri bir aşamasında bulunan kişiler de kişisel koşulları uygun olduğu ve bir istihdam olasılığı bulunduğu sürece statü değişikliğine geçiş yapma imkânına sahip olurlar.
§§ 18a, 18b veya 19c AufenthG’de belirtilen özel koşulların yanı sıra, § 5 AufenthG’de düzenlenen genel şartlar da geçerliliğini korur. Bunlar arasında geçim giderlerinin güvence altına alınması (ki bu genellikle nitelikli iş gücü için gelir yoluyla sağlanır) pasaport bulundurma yükümlülüğünün yerine getirilmesi ve sınır dışı edilme gerekçelerinin
bulunmaması yer alır. Özellikle pasaport yükümlülüğü ve sınır dışı edilme gerekçelerinin incelenmesi, bazı durumlarda belirleyici rol oynayabilir. § 5 Abs. 3 Satz 5 AufenthG’deki yasal düzenleme sayesinde vize şartı ortadan kalkar; böylece statü değişikliği Almanya içinden gerçekleştirilebilir.
Yasama organının amacı, iltica sisteminden gelen nitelikli kişilere bir gelecek perspektifi sunmak ve aynı zamanda iş gücü piyasasındaki yükü hafifletmektir. Statü değişikliği yolu tüm sığınmacılara açık değildir; bu imkân sadece mesleki eğitimini tamamlamış, akademik bir dereceye sahip veya özel mesleki deneyimi bulunan kişiler için öngörülmüştür. Bu sayede, nitelikli iş gücünün göçü teşvik edilirken, aynı zamanda iltica sistemi üzerindeki yük de
azaltılmaktadır.
Statü değişikliği yapmak isteyen bir kişi öncelikle iltica başvurusunu geri çekmelidir. Bu işlem hem devam eden iltica sürecinde hem de idare mahkemesinde yürütülen dava sürecinde gerçekleştirilebilir. Başvurunun geri çekilmesi, bu düzenlemeden yararlanabilmek için zorunlu bir ön koşuldur.
Almanya Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF), iltica başvurusunu inceler; ancak statü değişikliği kapsamında oturma izni verilmesinden sorumlu değildir. İltica başvurusunun geri çekilmesinden sonra yetki yerel yabancılar dairesine geçer. Bu makam, §§ 18a, 18b veya 19c AufenthG hükümlerinde belirtilen şartların yerine getirilip getirilmediğine karar verir. Böylece kişi, iltica hukukunun özel düzenlemelerinden çıkarak oturum hukuku sistemine
geçmiş olur.
Başarılı bir statü değişikliği için ilgili kişinin mesleki yeterliliğini veya ilgili iş deneyimini belgeleyebilmesini şart koşulmuştur. Bunun için nitelikli bir mesleki eğitimin kanıtlanması gereklidir. Alternatif olarak, § 19c Absatz 2 AufenthG maddesinde düzenlendiği üzere, ileri düzeyde mesleki uygulama bilgisine sahip kişiler de statü değişikliği hakkından yararlanabilir. Özellikle bilişim gibi bazı sektörlerde, birkaç yıllık ilgili iş deneyimi yeterli sayılabilecektir.
Ayrıca, oturum izninin verilebilmesi için nitelikli bir pozisyon için somut bir iş teklifi bulunması
gerekir. Burada önemli olan nokta şudur: kişinin mesleki yeterliliğinin, üstleneceği işle birebir
aynı alanda olması zorunlu değildir.
Süreç, iltica başvurusunun bilinçli bir kararla geri çekilmesiyle başlar. Ardından, yetkili yabancılar dairesine uygun oturum izninin verilmesi için başvuru yapılır. Bu başvurunun, gerekli tüm belgelerle birlikte eksiksiz şekilde sunulması gerekir. Eksik belgeler veya belgelerin geç teslim edilmesi, sürecin gecikmesine ya da başvurunun reddedilmesine yol açabilir. Bu nedenle, tüm belgelerin önceden dikkatle hazırlanması tavsiye edilir.
Statü değişikliği, iltica hukuku ile oturum hukuku arasında karmaşık bir etkileşim içerdiğinden, hukuki destek almak özellikle önemlidir. Avukat Zafer Özkan bu aşamada gerekli koşulların gerçekten mevcut olup olmadığını ve hangi belgelerin sunulması gerektiğini sizin adınıza değerlendirecektir. Ayrıca, BAMF nezdinde iltica başvurusunun geri çekilme sürecini takip eder, yabancılar dairesine (Ausländerbehörde) yapılacak oturma izni başvurusunda destek
sağlar ve tüm yasal gerekliliklerin yerine getirilmesini güvence altına alır. Başvurunun avukat eşliğinde yürütülmesi, statü değişikliğinin başarıyla sonuçlanma ihtimalini önemli ölçüde artırır.
Statü değişikliği, mesleki yeterliliğe sahip sığınmacılar için, iltica prosedürüne ek olarak Almanya’da uzun süreli çalışma amaçlı oturma izni elde etmenin önemli bir alternatif yol sunar. Bu düzenleme 29 Mart 2023 tarihinden önce Almanya’ya giriş yapmış ve iltica başvurusunu geri çeken kişiler için iş gücü piyasasında kalıcı bir entegre olma sürecinde belirleyici bir başlangıç noktası olabilir.
Statü değişikliğinin sunduğu en önemli avantajlarından biri sağladığı hukuki güvencedir. İltica süreci çoğu zaman belirsizliklerle doludur ve kalıcı bir koruma garantisi sunmazken, statü değişikliği açık şekilde düzenlenmiş ve güvence altına alınmış bir oturum statüsüne erişim sağlar. Bu durum, yalnızca sınır dışı edilme riskinden korunma anlamına gelmez; aynı zamanda Almanya’da uzun vadeli, yasal ve güvenli bir yaşam ve çalışma hakkı elde edilmesi
anlamına gelir.

Bir diğer avantaj ise, uzun süren idari süreçlerin önlenmesidir. Bir iltica prosedürü çoğu zaman yıllarca sürebilir, oysa statü değişikliği kişinin oturum durumunu daha kısa sürede açıklığa kavuşma fırsatını sunar. Bu durum özellikle aileler açısından büyük önem taşır, çünkü iltica sürecinin yarattığı belirsizlik ve bekleyiş, çoğu zaman ciddi psikolojik yükler doğurur.
Bunun ötesinde, statü değişikliği Almanya’daki iş gücü piyasasına entegrasyonu teşvik eder. Nitelikli kişilerin mesleki yeterliliklerini kullanmalarına olanak tanır ve böylece Almanya’daki nitelikli iş gücü ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlar. İşverenler de bu düzenlemeden fayda görür; çünkü hâlihazırda ülkede bulunan nitelikli çalışan havuzuna daha kolay erişebilirler. Bu durum, özellikle nitelikli eleman açığının yaşandığı sektörlerde büyük önem taşıyabilir.
Son olarak, statü değişikliği ilgili kişilerin toplumsal hayata daha fazla dâhil olmasını sağlar. Sosyal yardımlara, sağlık hizmetlerine ve diğer toplumsal haklara erişim kazanırlar. Bu da yaşam kalitelerini artırır ve onları yeni yaşam evrelerine daha güçlü bir başlangıç yapmaya hazırlar.
Statü değişikliği hem iltica prosedürünün hem de iş piyasasına erişimin oluşturduğu çifte engeli aşmak için güçlü bir araçtır. Hukuki güvence sağlar, toplumsal ve mesleki entegrasyonu destekler ve hem başvuru sahiplerine hem de işverenlere fayda sunar. Bu nedenle, potansiyel müvekkillerin bu fırsatların farkına varması için ve statü değişikliğini
başarıyla hayata geçirmek için erkenden profesyonel hukuki danışmanlık alması büyük önem taşır.
Statü değişikliği, mesleki eğitim almış sığınmacılar için değerli bir perspektif sunmakla birlikte, potansiyel başvuru sahiplerinin dikkat etmesi gereken önemli sınırlamalar ve kritik hususlar da bulunmaktadır.
Statü değişikliğine yönelik kritik noktalardan biri, yasal koşulların oldukça dar tutulması ve bu nedenle başvuru hakkına sahip kişilerin sayısının ciddi şekilde sınırlı olmasıdır. Örneğin, statü değişikliği yalnızca 29 Mart 2023 tarihinden önce Almanya’ya giriş yapmış kişiler için mümkündür. Bu tarihsel sınırlamanın amacı, statü değişikliğinin iltica prosedürü üzerinden artan bir göç için teşvik unsuru olarak kullanılmasını engellemektir.
Bir diğer kısıtlama ise iltica başvurusunun geri çekilme zamanına ilişkindir. Her ne kadar başvuru, devam eden dava sürecinde de geri çekilebilse de sürecin ileri aşamalarında bu işlem genellikle karmaşık ve risklidir. İltica başvurusunu geri çeken kişi, mevcut koruma statüsünü kaybeder ve bunun karşılığında nitelikli iş gücüne yönelik oturma izni şartlarını yerine getirmek zorundadır. Bu da bir iş yerinden alınmış somut iş teklifi, tanınmış bir mesleki
yeterlilik belgesi ve geçim giderlerinin güvence altına alındığını gösteren belgeler gibi unsurların sunulması anlamına gelir.
Statü değişikliği siyasi düzlemde tartışmalı bir konudur. Eleştirmenler, mevcut sıkı düzenlemeler nedeniyle iş gücü piyasasına kayda değer bir ek erişim sağlanamadığını savunmaktadır. Aynı zamanda, bazı bireysel durumlarda orantısız bir göçü teşvik edebilecek potansiyel riskler konusunda endişeler dile getirilmektedir. Belirli tarih sınırlaması ve diğer kısıtlamalar, bu riskleri azaltmayı amaçlamaktadır. Bununla birlikte, entegrasyonu destekleyen çevreler, bu düzenlemeleri eleştirerek daha esnek ve kalıcı biçimde açık bir statü değişikliği imkânı talep etmektedir.

Şerit değiştirmeyle ilgili herhangi bir sorunuz var mı?
Bizi 069 87006620 numaralı telefondan arayabilir veya iletişim formumuzu doldurabilirsiniz.
Bunun dışında, statü değişikliğinin yalnızca belirli oturma izinleri için geçerli olduğu ve devam eden ya da reddedilmiş iltica prosedürlerinden başka bir oturum statüsüne geçişin yasal olarak bu uygulamadan hariç tutulduğu unutulmamalıdır. Aile birleşimi hakkı da belirli ölçüde kısıtlanmıştır örneğin ebeveynlerin çocuklarının yanına aile birleşimi kapsamında gelebilmesi sadece bazı özel koşullarda mümkündür ve çoğu durumda statü değişikliği kapsamına dâhil değildir.
Bu durum, statü değişikliği kararının dikkatle hazırlanması ve hukuki destekle yürütülmesi gerektiği anlamına gelir. Koruma statüsünün kaybedilmesi riski ve karmaşık başvuru koşulları, bireysel değerlendirme ve danışmanlık gerektirir. Hatalı başvurular veya aceleyle yapılan geri çekmeler ciddi sonuçlar doğurabilir ve kişinin hukuki statüsünü tehlikeye atabilir.
Statü değişikliğinde ilk ve en önemli adım, bu alanda deneyimli bir göç hukuku uzmanı avukatından mümkün olduğunca erken danışmanlık almaktır. Çünkü yasal koşullar son derece sınırlayıcıdır ve küçük hatalar bile sürecin başarısız olmasına yol açabilir. Deneyimli bir göç hukuku avukatı, iltica başvurusunun geri çekilmesinin mantıklı olup olmadığını, kişinin Almanya’ya belirlenen tarihten (29 Mart 2023’ten) önce girip girmediğini ve hangi oturum izni
türlerinin uygulanabilir olduğunu ayrıntılı biçimde değerlendirir.
Başarılı bir başvuru, büyük ölçüde titiz bir şekilde belgelerin hazırlanmasına bağlıdır. Bu
dosyada mesleki eğitim, üniversite diploması veya ilgili iş deneyimine dair kanıtlar ile geçerli
bir iş sözleşmesi veya iş teklifi yer almalıdır. Buna ek olarak, dil yeterlilik belgeleri, geçerli
pasaportlar ve mesleki yeterliliklerin tanınmasına ilişkin belgeler de hazır bulundurulmalıdır.
Belgeler ne kadar iyi hazırlanırsa, yabancılar dairesi başvuru hakkında o kadar hızlı karar
verebilir.
Statü değişikliği hedefleyen kişiler, BAMF ve yabancılar dairesi gibi makamlarla iletişim kurmak zorundadır. Bu süreçte, kişisel durumun açık ve çelişkisiz şekilde ifade edilmesi büyük önem taşır. Özellikle iltica başvurusunun geri çekilmesi veya iş ilişkisine dair ayrıntılar söz konusu olduğunda, olası sorulara dikkatle hazırlanmak faydalı olacaktır. Karmaşık hukuki ve dilsel engeller nedeniyle, iletişimin güvenli şekilde yürütülebilmesi için avukat desteği neredeyse vazgeçilmezdir.
Statü değişikliği sürecinde zaman faktörü büyük önem taşır. İltica başvurusunun en geç süreç henüz kesinleşmeden önce geri çekilmesi gerekir. Aile üyeleri de 29 Mart 2023 tarihinden önce giriş süresine dikkat etmelidir; aksi hâlde statü değişikliğinden yararlanamazlar. Sürelerin kaçırılması, çoğu zaman statü değişikliğinin artık mümkün olmamasıyla sonuçlanır.
En sık yapılan hatalardan biri, henüz bir iş yeriyle anlaşma sağlanmadan iltica başvurusunun aceleyle geri çekilmesidir. Eksik belgeler veya önemli evrakların geç sunulması da başvurunun riske girmesine neden olabilir. Bir diğer hata ise, iltica sürecindeki bireysel başarı şansını, statü değişikliği imkânlarıyla karşılaştırmadan hareket etmektir. Yalnızca gerçekçi bir durum analizi, yanlış kararların önüne geçebilir.
Bir yandan statü değişikliği mesleki yeterliliğe sahip belirli sığınmacılar için değerli bir gelecek perspektifi sunarken diğer yandan çok çeşitli siyasi ve toplumsal zorluklarla da ilişkilidir. Statü değişikliğinin yasal çerçevesinin dar tutulmuş olması hem uygulamaya hem de uzmanlık ve siyaset düzeyindeki tartışmalara derin etkilerde bulunmaktadır.
Yasa koyucunun temel hedeflerinden biri, iltica sistemi üzerinden suiistimal ve ek göç teşviklerini önlemektir. Bu nedenle statü değişikliği imkânı, yalnızca 29 Mart 2023’ten önce Almanya’ya giriş yapmış ve iltica başvurusunu geri çeken kişilerle sınırlandırılmıştır.
Bu tarih sınırlaması, sözde “çekim etkilerini” (Pull-Effekte) önlemeyi ve yalnızca gelecekte nitelikli statüye geçme umuduyla yapılan iltica başvurularını caydırmayı amaçlamaktadır. Ancak deneysel çalışmalar, statü değişikliği düzenlemesinde bu tür çekim etkilerinin oldukça düşük seviyede olduğunu göstermektedir.
Statü değişikliği siyasi açıdan hâlâ tartışmalı bir konudur. Destekleyenler, bu düzenlemeyi nitelikli iş gücünün entegrasyonu ve iş piyasasının rahatlatılması için etkili bir araç olarak görmektedir. İyi eğitimli kişilerin Almanya’da yasal ve öngörülebilir şekilde çalışabilmesinin toplum ve ekonomi açısından faydalarını vurgularlar. Bu durum, nitelikli eleman eksikliğinin yaşandığı dönemlerde özellikle önem kazanmaktadır.
Eleştirenler ise olası yanlış teşvikler konusunda uyarıda bulunuyor ve daha sıkı denetim ile kısıtlamalar talep ediyorlar. Statü değişikliğinin iltica hukuku ile göç hukukunu daha da iç içe geçirdiğini ve bunun iltica sistemini yük altına soktuğunu iddia ediyorlar. Bu görüş, çok sayıda dışlayıcı kriter içeren dar bir yasal çerçevenin oluşmasına yol açmıştır; bu da statü değişikliğini çoğu başvuru sahibi için fiilen imkânsız hâle getirmektedir.
Toplumsal açıdan entegrasyon boyutu da önemlidir. Statü değişikliği, birçok kişi için yaşam kalitesini belirgin şekilde artırır; çünkü hukuki güvence, iş piyasasına erişim ve sosyal yardımlara ulaşım sağlar. Buna karşın, uygulamada ve başvuru sahiplerinin desteklenmesi sürecinde bazı zorluklar da mevcuttur; özellikle mesleki yeterlilik ve iş gücü piyasasına entegrasyon konusunda desteğe ihtiyaç duyulmaktadır.
Ayrıca, statü değişikliğinin sınırlı uygulanabilirliği eleştirilmektedir. Zira belirlenen tarihten sonra ülkeye giriş yapan ya da iltica başvurusu reddedilen birçok mülteci bu imkândan yararlanamamaktadır. Bu durum, yasal düzenlemelerin açılması veya genişletilmesi yönünde tartışmalara yol açmakta ve nitelikli göçmen potansiyelinin daha iyi kullanılabilmesi açısından önem taşımaktadır.
Statü değişikliği, ilgili kişiler için ciddi sonuçlar doğurabilecek, karmaşık bir hukuki süreçtir ve sıkı yasal düzenlemelere tabidir. Her karar bireysel olarak değerlendirilmelidir, çünkü statü değişikliği yalnızca sıkı koşullar sağlandığında mümkündür. Özellikle iltica başvurusunun geri çekilmesi, mesleki ve usuli şartların yerine getirilmesi ve başvuru süreci, ayrıntılı hukuki bilgi ve göç hukuku alanında deneyim gerektirir.
Göç hukuku alanında uzmanlaşmış Avukat Zafer Özkan, müvekkileri için statü değişikliğinin somut durumda mantıklı olup olmadığını veya devam eden iltica sürecinin daha yüksek başarı şansına sahip olup olmadığını analiz eder. Bu stratejik danışmanlık, yanlış kararların önlenmesi açısından kritik öneme sahiptir.
Statü değişikliği sürecinin merkezi adımlarından biri, iltica başvurusunun geri çekilmesidir. Bu adım üzerine düşünülmeden veya hatalı şekilde atılırsa, ciddi sonuçlar doğurabilir. Avukat Özkan müvekkilerini bu hassas süreçte destekler; doğru zamanı değerlendirir ve geri çekme işleminin hukuka uygun şekilde gerçekleşmesini sağlar. Aynı zamanda yabancılar dairesine yapılacak başvuru için gerekli adımları da hazırlar.

Şerit değiştirmeyle ilgili herhangi bir sorunuz var mı?
Bizi 069 87006620 numaralı telefondan arayabilir veya iletişim formumuzu doldurabilirsiniz.
Yabancılar dairesinin, Oturma Yasası’nın §§ 18a, 18b veya 19c maddeleri uyarınca oturum izni verebilmesi için çok sayıda belgenin sunulması gerekir. Bunlar arasında iş sözleşmeleri, mesleki yeterlilik belgeleri ve geçerli seyahat belgeleri yer alır. Avukat Zafer Özkan, tüm belgelerin eksiksiz şekilde hazırlanmasında destek sunar ve başvuruların tam, usuli olarak doğru ve süresinde teslim edilmesini sağlar. Bu sayede gecikmelerin veya ret kararlarının önüne geçilir.
Statü değişikliği sürecinde, resmi makamlarla iletişimde tekrar eden sorular veya uyuşmazlıklar yaşanabilir. Bu durumda, kendi konumunu açık ve hukuken güvenli bir şekilde savunmak önemlidir. Deneyimli bir avukat olan Zafer Özkan, Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF) ve yabancılar daireleri ile yürütülecek iletişimi üstlenir. Gerekli hâllerde, idare mahkemelerinde de müvekkillerini temsil eder ve onların haklarını kararlılıkla savunur.
Offenbach am Main’da faaliyet gösteren Avukat Zafer Özkan, göç hukuku, yabancılar hukuku ve iltica hukuku alanında uzmanlaşmıştır ve statü değişikliği sürecinde müvekkillere eşlik etme konusunda kapsamlı bir pratik deneyime sahiptir. Mevcut yasal düzenlemeler, idari uygulamalar ve içtihatlar konusundaki derin bilgisi, müvekkillerinin durumuna bireysel olarak yaklaşmasını ve optimal stratejiler geliştirmesini sağlar. Zafer Özkan, yalnızca iltica başvurusunun hukuka uygun biçimde geri çekilmesine yardımcı olmakla kalmaz, sürecin başarılı bir şekilde oturum izni alınana kadar tamamını da takip eder.
Statü değişikliği hedefleyen kişiler için profesyonel danışmanlık büyük önem taşır. Sürecin karmaşıklığı ve yasal düzenlemelerin darlığı, avukat desteği olmadan ilerlemeyi riskli hâle getirir. Avukat Zafer Özkan’ın desteğiyle, statü değişikliğinin başarıyla tamamlanması ve Almanya’da güvenli bir şekilde oturum ve çalışma imkânı elde edilmesi ihtimali belirgin şekilde artacaktır.
Eğer siz veya aileniz için statü değişikliği uygun bir seçenek mi diye değerlendirmek istiyorsanız, Avukat Zafer Özkan ile en kısa sürede bir danışma randevusu almanız en doğru adım olacaktır. Kendisi sizinle yapılacak kişisel görüşmede başarı şansınızı değerlendirir, gerekli tüm adımları açıklar ve sizi tüm süreç boyunca profesyonelce destekler. Bu fırsatı kullanarak, Almanya’daki geleceğiniz için gerekli adımları zamanında atın!
Görsel kaynakları: © freepik.com
You are currently viewing a placeholder content from Facebook. To access the actual content, click the button below. Please note that doing so will share data with third-party providers.
More InformationYou are currently viewing a placeholder content from Instagram. To access the actual content, click the button below. Please note that doing so will share data with third-party providers.
More InformationYou are currently viewing a placeholder content from X. To access the actual content, click the button below. Please note that doing so will share data with third-party providers.
More Information