Rechtsanwaltskanzlei Özkan

§ 38a İkamet Yasası (AufenthG): Almanya’da Kalışı Güvence Altına Almak 

Kontakt
069 87006620
info@oezkan.legal
Kaiserstr. 39 · Haus C
63065 Offenbach am Main

Avrupa Birliği içindeki hareketlilik artık yalnızca Birlik vatandaşlarını ilgilendirmemektedir. Başka bir AB üye devletinde ‘AB uzun süreli ikamet’ statüsünü elde etmiş olan üçüncü ülke vatandaşları* da giderek artan şekilde yaşam merkezlerini Almanya’ya taşıyıp taşıyamayacaklarını ve bunun hangi koşullar altında mümkün olduğunu sorgulamaktadır. § 38a AufenthG bu konuda hukuken karmaşık, ancak aynı zamanda ilgi çekici bir imkân sunmaktadır. Ancak uygulamada, özellikle Almanya’ya sonraki göç sürecinde çok sayıda yanlış anlama ve biçimsel hata ortaya çıktığı, bunların ise gecikmelere hatta başvuruların reddine yol açabildiği görülmektedir. 

Bu makalede göç hukuku alanında uzmanlaşmış Avukat Zafer Özkan, § 38a (AufenthG) Oturum Kanunu’nun sağladığı haklar, kimlerin bu oturum izni için başvurabileceği, hangi şartların mutlaka yerine getirilmesi gerektiği ve Almanya’ya yeniden göç sürecinde kaçınılması gereken tipik hatalar hakkında bilgi vermektedir. 

Almanya’daki oturumunuzu sağlama alma konusu hakkında sorularınız mı var?

Bizi 069 87006620 numaralı telefondan arayabilir veya iletişim formumuzu doldurabilirsiniz. 

§ 38a Oturum Kanunu (AufenthG) Neyi Düzenler ve Bu Oturum İzni Almanya’da Hangi Hakları Sağlar?

§ 38a Oturum Kanunu (AufenthG) kapsamında verilen oturum izni, başka bir AB ülkesinde ‘AB uzun süreli ikamet’ statüsünü elde etmiş üçüncü ülke* vatandaşlarını yaşam merkezlerini Almanya’ya taşıma imkân sunar. Bu düzenleme, halihazırda başka bir AB üye devletinde uzun süreli oturum hakkına sahip olan ve şimdi Almanya’da 90 günden fazla kalmayı planlayan kişilere yöneliktir. 

Klasik oturum izinlerinden farklı olarak, § 38a AufenthG Avrupa Birliği’ne ilk girişle ilgili değildir. Aksine, ilk ikamet edilen devlette zaten sağlamlaşmış bir oturum statüsüne dayanır. Kim orada en az beş yıl yasal olarak yaşamışsa ve ‘AB uzun süreli ikamet’ statüsünü kazanmışsa belirli şartlar altında Almanya’da oturum izni talep edebilecektir. 

§ 38a Oturum Kanunu (AufenthG) Kapsamında Oturum İzni Üzerinde Hukuki Hak Talebi 

Özellikle önemli olan nokta, § 38a Oturum Kanunu’nun (AufenthG) yasal şartların sağlanması halinde bir hak doğurmasıdır. Oturum izni temel şartlar sağlandığında verilir. Dolayısıyla bu durum, yabancılar dairesinin takdirine bağlı bir karar değildir. 

Şartlardan biri de Almanya’daki kalış süresinin 90 günden uzun olacak olmasıdır. Turistik veya iş amaçlı kısa süreli kalışlar bu düzenleme kapsamında değildir. § 38a Oturum Kanunu (AufenthG) yalnızca Almanya'da yaşama, çalışma veya kendi işini kurma amacıyla planlanan uzun süreli konaklamalar durumunda devreye girer. 

AB Uzun Süreli İkamet ile Avrupa Birliği’nde Serbest Dolaşım Arasındaki Fark 

Sık sık “AB uzun süreli ikamet” statüsünün Avrupa Birliği içinde sınırsız serbest dolaşım hakkı sağladığı düşünülmektedir. Ancak bu izlenim doğru değildir. Birlik (AB) vatandaşları, diğer üye devletlerde oturum izni veya ayrı bir izni olmaksızın yerleşebilirken; üçüncü ülke vatandaşlarının*, ilk devlette 'uzun süreli ikamet sahibi' statüsünde olsalar dahi, Almanya için ayrı bir oturma iznine sahip olmaları gerekir. 

İlk ülkede alınan oturum izni Almanya’da otomatik olarak geçerli değildir. Bunun yerine, § 38a Oturum Kanunu (AufenthG) kapsamında bir oturum izni başvurusu yapılmalıdır, gerekli şartlar sağlandığında bu izin verilir. Bu ayrım uygulamada büyük önem taşır, çünkü uygun oturum izni olmadan Almanya’da çalışmaya başlamak veya uzun süre kalmak hukuki sonuçlar doğurabilir.

Almanya’ya Devam Eden Göç Sürecinde Sık Yapılan Hatalar 

Uygulamada tekrar tekrar karşılaşılan tipik yanlış anlaşılmalar ortaya çıkmaktadır. Örneğin bazı kişiler, ilk ülkeden alınan süresiz oturum izninin Almanya’da da otomatik olarak geçerli olduğunu düşünmektedir. Bir diğerleri ise § 38a Oturum Kanunu (AufenthG) kapsamında oturum izni başvurusu yapmadan ülkeye giriş yapıp çalışmaya başlamaktadır.  

Bu tür hatalar, başvuru sürecinde gecikmelere, ret kararlarına hatta oturum hukuku açısından dezavantajlara yol açabilir. Bu nedenle, “AB uzun süreli ikamet” statüsünün hâlen geçerli olup olmadığının, hangi belgelerin gerekli olduğunun ve vize sürecinin gerekip gerekmediğinin erken aşamada kontrol edilmesi tavsiye edilir. 

Ulusal Oturum Hukuku ile AB İçinde Hareketlilik Arasında Bir Köprü Olarak § 38a Oturum Kanunu (AufenthG) 

Bu düzenleme, Avrupa Birliği hukukundaki hareketlilik anlayışını ulusal oturum hukuku ile birleştirir. Almanya’ya devam eden göçü önemli ölçüde kolaylaştırır, ancak Alman oturum izni prosedürünün yerini almaz. Yasal şartları yerine getiren kişiler, Almanya’da kalıcı bir ikamet için hukuki güvenceye sahip bir temel elde eder ve bu temel üzerinde mesleki ve özel planlarını hayata geçirebilirler.

§ 38a Oturum Kanunu (AufenthG) Kapsamında Oturum İzni Kimler İçin Özellikle Önemlidir?

En sık karşılaşılan durumlardan biri, başka bir AB üye devletinde halihazırda mesleki olarak yerleşmiş olan nitelikli çalışanların Almanya’da bir iş teklifi almasıdır. İlk ülkede ‘AB uzun süreli ikamet’ statüsüne sahip olan kişiler, § 38a Oturum Kanunu (AufenthG) sayesinde daha kolaylaştırılmış koşullar altında Almanya’ya geçiş yapabilir. 

Almanya’daki oturumunuzu sağlama alma konusu hakkında sorularınız mı var?

Bizi 069 87006620 numaralı telefondan arayabilir veya iletişim formumuzu doldurabilirsiniz. 

Özellikle nitelikli iş gücü açığı bağlamında bu hareketlilik düzenlemesi giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Bu düzenleme, nitelikli üçüncü ülke vatandaşlarının* kariyerlerini Avrupa Birliği içinde sürdürmelerine ve Alman iş piyasasında yeni fırsatlar keşfetmelerine imkân tanır. 

Üçüncü Ülke Vatandaşları* İçin Almanya'da Serbest Meslek Sahibi Olma

§ 38a Oturum Kanunu (AufenthG) girişimciler ve serbest meslek sahipleri için de büyük önem taşır. İlk ülkede halihazırda ekonomik faaliyetlerde bulunmuş ve orada sağlam bir oturum statüsü elde etmiş olan kişiler, girişimcilik faaliyetlerini Almanya’ya genişletebilir veya burada yeniden başlatabilir. 

Avrupa Birliği içinde ekonomik entegrasyonun giderek arttığı günümüzde, bu düzenleme iş modellerini sınır ötesinde geliştirmek ve yeni pazarlara açılmak için cazip bir fırsat sunmaktadır. 

Aileler için AB Uzun Süreli Oturma İzni ile Almanya'ya Taşınma

Bir diğer önemli nokta aile taşınmasıdır. Uzun süreli ikamet hakkına sahip bir kişi mesleki nedenlerle Almanya’ya geçmek istediğinde, bu karar genellikle eş ve çocukları da etkiler. § 38a Oturum Kanunu (AufenthG) tüm aile bireyleri için hukuken güvenli bir yeniden yerleşimin başlangıç noktası teşkil edebilir. 

Özellikle zorunlu eğitim çağındaki çocuklar söz konusu olduğunda veya ilk ülkede mevcut bir uyum süreci bulunduğunda, sorunsuz bir geçişin sağlanması için dikkatli planlama ve hukuki danışmanlık büyük önem taşır. 

§ 38a Oturum Kanunu (AufenthG) ile Almanya’da Eğitim ve Mesleki Eğitim 

Bu düzenlemeden öğrenciler veya mesleki eğitim alan kişiler de faydalanabilir. Başka bir AB üye devletinde halihazırda uzun süreli ikamet hakkına sahip olan kişiler, güçlü ve istikrarlı bir başlangıç durumuna sahiptir. Bu durum, özellikle akademik veya mesleki bir niteliklendirme sürecinin devam ettirilmesi ya da genişletilmesi söz konusu olduğunda, Almanya’ya geçişi önemli ölçüde kolaylaştırabilir. 

§ 38a Oturum Kanunu (AufenthG) kapsamında neden avukatlık danışmanlığı almak mantıklıdır? 

AB içindeki sınır ötesi durumlar çoğu zaman karmaşıktır. Geçim şartlarının güvence altına alınması, çalışmaya başlanması veya mevcut oturum statüsünün devam edip etmediği gibi konular, sürecin sonucunu önemli ölçüde etkileyebilir. 

Göç hukuku alanında uzman bir avukattan erken aşamada alınacak hukuki danışmanlık, bu noktada açıklık ve planlama güvenliği sağlar. § 38a Oturum Kanunu (AufenthG) uzun süreli ikamet hakkına sahip kişilere Almanya’da mesleki ve özel yaşamlarını yeniden şekillendirme konusunda değerli bir imkân sunar. Ancak belirleyici olan, hukuki riskleri en aza indiren ve süreci sağlam bir temele oturtan stratejik olarak iyi düşünülmüş yaklaşımdır. 

“AB Uzun Süreli İkamet” Statüsü Ne Anlama Gelir?

§ 38a Oturum Kanunu (AufenthG) için oturum izninin temel dayanağı “AB uzun süreli ikamet” statüsüdür. Bu özel birlik hukuku oturum izni olmadan Almanya’ya devam eden göç için herhangi bir hak söz konusu değildir. 

“AB uzun süreli ikamet” statüsü, genellikle en az beş yıl boyunca bir Avrupa Birliği üye devletinde kesintisiz ve yasal olarak ikamet etmiş üçüncü ülke vatandaşlarına* verilir. Bu statü, kişinin ilk devlette sağlam bir entegrasyon sağladığını gösterir ve o ülkede kalıcı oturum hakkı tanır. 

Almanya’daki oturumunuzu sağlama alma konusu hakkında sorularınız mı var?

Bizi 069 87006620 numaralı telefondan arayabilir veya iletişim formumuzu doldurabilirsiniz. 

§ 38a Oturum Kanunu (AufenthG) Uzun Süreli Oturum Hakkı 

Burada önemli olan, herhangi bir süresiz oturum izninin yeterli olmamasıdır. Önemli olan yalnızca, açıkça “uzun süreli ikamet hakkı sahibi” statüsüne atıfta bulunan birlik hukukuna dayalı oturum iznidir. Bu ek ibareyi taşımayan ulusal süresiz oturum izinleri yeterli değildir. 

Bu, yalnızca ilgili “AB uzun süreli ikamet” (Daueraufenthalt-EU) statüsüne sahip olan kişilerin § 38a Oturum Kanunu’na (AufenthG) dayanarak başvuruda bulunabileceği ve bu kapsamda bir oturum izni alabileceği anlamına gelir. Alman makamları, ilk üye devletin bu statüyü verirken şartları doğru değerlendirip değerlendirmediğini kural olarak incelemez. Burada Avrupa Birliği hukukuna özgü karşılıklı güven ilkesi geçerlidir. Bu nedenle belirleyici olan, statünün resmi olarak elde edilmiş olmasıdır.

Avrupa Birliği’nin Diğer Üye Devletlerinde “AB Uzun Süreli İkamet”

Bu statü, üye devletlerin kendi resmi dillerinde düzenlenir. Önemli olan, belgeden açıkça bunun Avrupa Birliği hukukuna dayanan bir statü olduğunun anlaşılmasıdır.

Aşağıda yaygın kullanılan adlara genel bir bakış sunulmaktadır (§ 38a Oturum Kanunu (AufenthG) kapsamındaki uzun süreli ikamet statüsü):

  • Deutschland und Österreich: Daueraufenthalt EU
  • Spanien: Residencia de larga duración UE
  • Italien: Permesso di soggiorno UE per soggiornanti di lungo periodo
  • Frankreich: Résident de longue durée UE
  • Niederlande: EU langdurig ingezetene
  • Belgien: Résident de longue durée UE oder langdurig ingezetene EU
  • Polen: Zezwolenie na pobyt rezydenta długoterminowego UE
  • Portugal: Residente de longa duração UE
  • Griechenland: Eπί μακρόν διαμένων EE

Önemli olan, oturum izninin açıkça Avrupa Birliği’ne atıf içermesidir. Bu ifade eksikse çoğu zaman yalnızca ulusal bir süresiz oturum izni söz konusudur ve bu izin § 38a Oturum Kanunu (AufenthG) kapsamında Almanya’ya hareketlilik hakkı sağlamaz. 

AB Uzun Süreli İkamet Hakkının Kaybı

“AB uzun süreli ikamet” statüsü uzun vadeli bir hak olsa da sınırsız ve koşulsuz değildir. Özellikle ilgili kişinin Avrupa Birliği topraklarında art arda on iki ay boyunca bulunmaması durumunda bu statü kaybedilebilir. 

Bunun yanı sıra, statüyü veren üye devlette kişinin uzun süre boyunca bulunmaması halinde de bu hak sona erebilir. İlk devlette bu statü geçerli şekilde geri alınır veya kanunen sona ermesi durumunda, genellikle Almanya’da § 38a Oturum Kanunu (AufenthG) kapsamında oturum izni için gerekli olan temel de ortadan kalkar. 

Belirli Üye Devletlere İlişkin Özel Durum 

Birleşik Krallık (artık Avrupa Birliği üyesi değildir), İrlanda ve Danimarka, Avrupa Birliği’nin uzun süreli ikamet düzenlemesine katılmamaktadır. Bu nedenle bu ülkelerden verilen oturum izinleri, Avrupa Birliği yönergesi anlamında “AB uzun süreli ikamet” statüsünü sağlamaz. Bu durumlarda § 38a Oturum Kanunu (AufenthG) kapsamında Almanya’ya yeniden göç mümkün değildir. 

§ 38a Oturum Kanunu (AufenthG) Kapsamında Oturum İzni İçin Hangi Şartların Sağlanması Gerekir?

AB uzun süreli ikamet” statüsü ile Almanya’da kalmak isteyen kişiler, tüm yasal şartların mevcut olup olmadığını erkenden kontrol ettirmelidir. Özel “AB uzun süreli ikamet” statüsüne ek olarak, § 5 Oturum Kanunu’nda (AufenthG) yer alan genel oturum izni şartlarının da karşılanması gerekir. Bu şartlar, Alman yabancılar hukukundaki neredeyse tüm oturum izinleri için geçerlidir ve uygulamada başvuruların en sık başarısız olduğu engelleri oluşturur. 

Almanya’da 90 Günden Fazla Oturum

§ 38a Oturum Kanunu’nun (AufenthG) temel şartlarından biri, Almanya’da 90 günden daha uzun süre kalma niyetidir. Kısa süreli kalışlar bu düzenleme kapsamına girmez. Belirleyici olan, istihdam başlatmak, serbest meslek faaliyeti yürütmek, eğitim görmek veya aile birleşimi gibi amaçlarla uzun süreli bir ikamet kurma iradesidir. 

Sadece geçici olarak ülkeye giriş yapmak isteyen kişiler § 38a Oturum Kanunu (AufenthG) kapsamında bir izne ihtiyaç duymaz. Ancak uygulamada dikkatli olunmalıdır; çünkü başlangıçta kısa süreli planlanan bir giriş, hızla uzun süreli bir ikamete dönüşebilir. Bu durumda en geç ilgili oturum izninin alınması gerekli hale gelir. 

§ 38a Oturum Kanunu (AufenthG) Kapsamında Geçim Güvencesinin Sağlanması 

Süreçteki en önemli engellerden biri geçimin güvence altına alınmasıdır. Başvuru sahibinin, sosyal yardımlara ihtiyaç duymadan geçimini sağlayabildiğini kanıtlaması gerekir. Buna; Almanya'daki rutin giderleri karşılamaya yetecek miktardaki sabit ve düzenli gelirler sayılır. Sadece bir iş teklifine sahip olmak her durumda yeterli değildir. Aile söz konusu olduğunda, gelir tüm aile bireylerinin ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek düzeyde olmalıdır. 

Bu değerlendirmede yalnızca kişinin kendi geliri dikkate alınmaz. Belirli şartlar altında aile bireylerinden alınan maddi destekler veya düzenli olarak sağlanan diğer mali kaynaklar da yeterli kabul edilebilir. Belirleyici olan, gelirin güvenilir, sürdürülebilir ve yeterli olmasıdır. 

Uygulamada, ihtiyaç hesabının nasıl yapılacağı veya hangi gelir kalemlerinin dikkate alınacağı konusunda sık sık uyuşmazlıklar ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle gelir belgelerinin dikkatli ve eksiksiz hazırlanması kaçınılmazdır. 

Sağlık Sigortası 

Geçimin güvence altına alınmasının yanı sıra, kapsamlı bir sağlık sigortası korumasının da mevcut olmalıdır. Bu sigorta, Almanya’da genel olarak sigorta kapsamında olan tüm riskleri kapsamalıdır. Yeterli sağlık sigortası olmadan oturum izni verilmesi mümkün değildir. 

AB dışındaki bir ülkede geçerli olan sağlık sigortası veya yalnızca seyahat sağlık sigortası kural olarak yeterli sayılmaz. Almanya’da henüz bir işte çalışmaya başlamamış ve bu nedenle yasal sağlık sigortasına erişimi olmayan kişiler, uygun kapsamda özel bir sağlık sigortası yaptırdıklarını belgelemelidir. Bu konu başvuru sahipleri tarafından sıklıkla göz ardı edilmekte ve süreçte önlenebilir gecikmelere yol açmaktadır. 

Genel Verilme (Düzenlenme) Koşulları 

Bunun yanı sıra, § 5 Oturum Kanun’nunda (AufenthG) yer alan genel verilme şartları geçerlidir. Başvuru sahibi, geçerli bir ulusal pasaport veya tanınan bir pasaport yerine geçen belgeye sahip olmalıdır. Bu durum, başvuru sırasında geçerli bir seyahat belgesinin veya onaylı bir suretinin sunulmasını öngören Avrupa hukuku düzenlemelerinden de kaynaklanmaktadır. Menşe devletin (pasaport) düzenlemeyi reddetmesi gibi nedenlerle geçerli bir pasaporta sahip olmayan kişiler, hangi alternatif seçeneklerin mevcut olduğunu erkenden incelemelidir. 

Ayrıca ciddi bir sınır dışı etme (deport) sebebinin bulunmaması gerekir. Bu, kamu güvenliği veya kamu düzeni açısından önemli bir tehlike olmaması anlamına gelir. Sadece sabıka kaydının bulunması tek başına yeterli değildir. Yabancılar dairesi, işlenen fiilin ağırlığı, oluşturduğu riskin niteliği ve başvuru sahibinin Almanya’da bulunma menfaati arasında bireysel bir denge değerlendirmesi yapmalıdır. Sadece ekonomik gerekçelere dayanan bir ret kararı ise hukuken geçerli değildir. 

Uygulamada Giriş Yapma ve Başvuru Süreci 

Uygulamada sıkça sorulan bir konu, başvurunun ne zaman ve nerede yapılacağıdır. Başka bir üye devlette geçerli “AB uzun süreli ikamet” statüsüne sahip olan kişiler, kural olarak vizesiz şekilde Almanya’ya giriş yapabilir ve § 38a Oturum Kanunu (AufenthG)kapsamında oturum izni başvurusunu doğrudan yetkili Alman yabancılar dairesine yapabilirler. 

Ancak, başvuru süreci devam ederken Almanya'da çalışmaya izin verilmediğini belirtmek önemlidir. Çalışma hakkı ya oturum izni verildikten sonra ya da çalışmaya izin veren “Fiktionsbescheinigung” (geçici yasal kalış belgesi) düzenlendikten sonra doğar. Buna uymayan kişiler ciddi oturum hukuku sonuçlarıyla karşı karşıya kalabilir. 

AB Uzun Süreli İkamet Statüsünün Devamlılığı 

Sıklıkla göz ardı edilen bir şart, ilk ülkede “uzun süreli ikamet” statüsünün halen geçerli olmasıdır. Bu statü, örneğin kişinin uzun süre Avrupa Birliği topraklarında bulunmaması veya statüyü veren üye devlette uzun yıllar ikamet etmemesi durumunda kaybedilebilir. 

Eğer ilk ülkedeki statü zaten sona ermişse, § 38a Oturum Kanunu (AufenthG) kapsamında Almanya’da oturum izni alma hakkı da ortadan kalkar. Başvuru sürecinde Alman yabancılar dairesi bu statünün hâlen geçerli olup olmadığını inceler. Eksik veya belirsiz belgeler ise ciddi sorunlara yol açabilir. 

Göç Hukuku Alanında Uzman Bir Avukat Tarafından Yapılan Stratejik Hazırlık Başarı Şansını Artırır 

Deneyimler göstermektedir ki birçok ret kararı, maddi şartların eksikliğinden değil, tamamlanmamış belgelerden veya biçimsel hatalardan kaynaklanmaktadır. Göç hukuku alanında uzmanlaşmış avukat Zafer Özkan, üçüncü ülke vatandaşlarına* başvurularının sistematik şekilde hazırlanması, vize konusunun zamanında netleştirilmesi ve gelir durumlarının sağlam bir şekilde ortaya konulması konusunda destek sağlar. Bu da başarı şansını önemli ölçüde artırır. 

§ 38a Oturum Kanunu (AufenthG) Kapsamında Oturum İzninden Kimler Yararlanamaz?

“AB uzun süreli ikamet” statüsüne sahip olan herkes § 38a Oturum Kanunu’na (AufenthG) dayanamaz (yararlanamaz). Kanun koyucu, belirli kişi gruplarını bu maddenin uygulama alanı dışında açıkça bırakmıştır. Bu kategorilerden birine giren kişiler, ilk ülkede uzun süreli ikamet hakkına sahip olsalar bile § 38a AufenthG kapsamında oturum izni talep edemezler. 

Almanya’daki oturumunuzu sağlama alma konusu hakkında sorularınız mı var?

Bizi 069 87006620 numaralı telefondan arayabilir veya iletişim formumuzu doldurabilirsiniz. 

§ 38a Abs. 2 Oturum Kanunu (AufenthG) Kapsamında Sınır Ötesi Hizmet Sunanlar

Bu düzenlemenin kapsamı dışında bırakılanlar arasında, sınır ötesi hizmet sunumu kapsamında Almanya’ya gönderilen kişiler yer alır. Bunlar genellikle başka bir AB üye devletinde yerleşik bir şirketin çalışanları olup, belirli bir hizmeti sunmak üzere geçici olarak Almanya’da görevlendirilen kişilerdir. 

Sadece belirli bir süreyle Almanya’da hizmet sunmayı amaçlayan serbest meslek sahipleri de § 38a Oturum Kanunu (AufenthG) kapsamına girmez. Bunun nedeni, burada söz konusu olanın kalıcı bir yerleşim değil, geçici bir faaliyet olmasıdır. 

Bu kişi grubu için farklı oturum hukuku düzenlemeleri uygulanır. Buna karşılık § 38a Oturum Kanunu (AufenthG) yalnızca uzun süreli ikametler için öngörülmüştür. 

AB Uzun Süreli İkamet Statüsüne Sahip Mevsimlik İşçiler 

Mevsimlik işçiler de aynı şekilde (bu kapsamın) dışındadırlar. Burada söz konusu olan kişiler; tarım, bahçecilik veya otel ve restoran işletmeciliği (gastronomi) gibi belirli sektörlerde, en başından itibaren sınırlı bir süre için faaliyet gösteren kişilerdir. 

Bir kişi ilk ülkede uzun süreli ikamet hakkına sahip olsa bile, Almanya’da yalnızca mevsimlik bir işte çalışmak amacıyla § 38a Oturum Kanunu’na (AufenthG) dayanamaz. Kanun koyucu, bilinçli olarak kalıcı yerleşim ile geçici çalışma faaliyetleri arasında ayrım yapmaktadır. 

Sınır İşçileri ve § 38a Oturum Kanunu (AufenthG) 

Ayrıca, 'sınır işçileri' (Grenzarbeitnehmer) olarak adlandırılan kişiler de bu kapsamda değildir. Bu ikametgahı başka bir devlette olan ancak burada kalıcı olarak yaşamaksızın düzenli olarak Almanya'da çalışan kişilerle alakalıdır. 

§ 38a Oturum Kanunu’na (AufenthG) federal bölgede (Almanya'da) uzun vadeli bir yaşam merkezi kurma niyetiyle, 90 günden fazla sürecek bir konaklamanın planlanmış olmasını şart koşar. Sadece gidip gelen ve Almanya’da kalıcı olarak yerleşmeyi planlamayan kişiler bu düzenleme kapsamına girmez. 

Neden Bu İstisnalar Vardır 

Kapsam dışında bırakılan tüm kişi gruplarının ortak noktası, Almanya’da yalnızca geçici olarak bulunmak istemeleri veya kalıcı yerleşim niyetlerinin olmamasıdır. Oysa § 38a Oturum Kanunu (AufenthG) Avrupa Birliği içinde uzun vadeli devam eden göçü düzenlemekte ve Almanya’da istikrarlı bir yerleşim sağlamayı hizmet etmektedir. 

Kanunun sistematiği, bu düzenlemenin her türlü çalışma faaliyeti için genel bir giriş aracı olarak tasarlanmadığını açıkça göstermektedir. Aksine bu düzenleme; ilk devlette sağlamlaşmış bir ikamet statüsü bulunan üçüncü ülke vatandaşlarına*, ikinci bir üye devlette kalıcı bir perspektif sunmayı amaçlamaktadır. 

§ 38a Oturum Kanunu (AufenthG) Kapsamında Aile Birleşimi, Uzatma ve Uygulamada Karşılaşılan Zorluklar Nasıl İşler?

§ 38a Oturum Kanunu (AufenthG) kapsamında oturum izni başvurusunda bulunan veya bu izni almış olan kişiler, çoğu zaman başka sorularla da karşılaşır. Özellikle aile birleşimi, oturum izninin uzatılması ve başvuru sürecinde yapılan tipik hatalar büyük önem taşır. Tam da bu hassas alanlarda, erkenden hukuki danışmanlık almanın ne kadar önemli olduğunu gösterecektir. 

Almanya’da AB Uzun Süreli İkamet Kapsamında Aile Birleşimi 

Uygulamada merkezi konulardan biri, § 38a Oturum Kanunu (AufenthG) kapsamında aile birleşimidir. Başka bir AB üye devletinden uzun süreli ikamet hakkıyla Almanya’ya göç eden kişiler, genellikle eşlerini ve çocuklarını da yanlarına almak veya sonradan getirmek isterler. 

İlk olarak belirleyici olan, aile birliğinin daha önce ilk ülkede kurulmuş olup olmadığıdır. Bu durumda, birçok durumda AB içerisinde kolaylaştırılmış bir hareketlilik (mobilite) mümkündür. Bununla birlikte, her aile üyesi için ayrı bir oturum izni başvurusu yapılmalıdır. 

Aile üyelerinin iş piyasasına erişimi de özel bir anlam taşır. Belirli bir sürenin ardından, genellikle en geç on iki ay sonra, onlara da iş piyasasına erişim hakkı sağlanmalıdır. Ancak uygulamada süreler, izinler ve ek şartlar konusunda sıkça güvensizlikler yaşanmaktadır. 

Ayrıca, tüm aile için geçimin güvence altına alınmalı, sağlık sigortası kapsamı ve uygun konut şartları gibi konuların da hukuken doğru şekilde çözülmelidir. Bu alanlarda yapılan hatalar, gecikmelere veya başvurunun reddedilmesine yol açabilir. 

§ 38a Oturum Kanunu (AufenthG) Kapsamında Oturum İzninin Uzatılması 

Bir diğer hassas konu, § 38a Oturum Kanunu (AufenthG) kapsamında verilen oturum izninin uzatılmasıdır. İlk başvuru başarılı olmuş olsa bile, uzatma aşamasında yasal şartların hâlen mevcut olup olmadığı yeniden değerlendirilir. 

İlk ülkedeki “AB uzun süreli ikamet” statüsünün devam edip etmediği özel bir anlam taşır. Bu statünün (örneğin uzun süreli ülkede bulunmama nedeniyle) kaybedilmesi, Almanya’daki uzatma sürecini doğrudan etkileyebilir. Yetkili makamlar, Avrupa Birliği hukukuna dayanan bu temel statünün hâlen geçerli olup olmadığını inceler. 

Bunun yanı sıra, genel (oturum) verilme şartları yeniden kontrol edilir. Bunlar arasında özellikle geçimin güvence altına alınmış olması ve ciddi bir sınır dışı etme sebebinin bulunmaması sayılacaktır. Gelir durumundaki değişiklikler veya ceza hukuku kapsamında yaşanan sorunlar, süreci önemli ölçüde zorlaştırabilir. 

§ 38a Oturum Kanunu (AufenthG) Kapsamında Başvuru Sürecinde Tipik Hatalar ve Riskler 

Avukatlık pratiğinde tekrar eden hata kaynakları görülmektedir. Buna örnek olarak; ilk devletteki statünün kalıcı olarak ve kendiliğinden (otomatikman) devam edeceği varsayımıdır. Ayrıca, Almanya Federal İş Ajansı’nın (Bundesagentur für Arbeit) gerekli onayı alınmadan erken şekilde çalışmaya başlanması da sorun yaratabilir. 

Bir diğer risk, tam olmayan başvuru belgeleri veya gelir durumunun hatalı sunulmasıdır. Özellikle serbest meslek sahipleri veya karmaşık aile durumlarında belgelerin titizlikle hazırlanması kaçınılmazdır.

Bunun yanı sıra, hukuki durum bazı noktalarda mahkeme kararlarıyla şekillenmiş olup her zaman net değildir. Vize yükümlülüğü veya iş piyasasına erişimin kapsamı gibi konular, mahkemeler tarafından kısmi farklılıklarla değerlendirilebilmektedir. Sağlam bir hukuki danışmanlık olmadan, stratejik açıdan hatalı kararlar alma riski bulunmaktadır. 

§ 38a Oturum Kanunu (AufenthG) Kapsamında Avukat Desteği Neden Belirleyicidir 

Oturum hukuku, son derece karmaşık ve büyük ölçüde Avrupa Birliği hukukundan etkilenen bir alandır. § 38a Oturum Kanunu (AufenthG), AB hukukuna dayanan düzenlemeleri ulusal hükümler ve iş piyasasına ilişkin özel kurallarla birleştirir. Bu nedenle küçük hatalar bile ciddi sonuçlar doğurabilir. 

Özellikle sınır ötesi durumlarda, aile birleşiminde veya oturum izninin uzatılmasında sağlam bir hukuki değerlendirme kaçınılmazdır. Kişisel ve ekonomik duruma uygun olarak geliştirilen bireysel bir strateji, başarı şansını önemli ölçüde artırır. 

Hukuki güvence açısından, göç hukuku alanında uzman bir avukattan destek alınması tavsiye edilir. Avukat Zafer Özkan, göç hukuku alanında uzman olup § 38a Oturum Kanunu (AufenthG) kapsamında oturum izinleri ve Avrupa Birliği içindeki karmaşık hareketlilik durumları konusunda kapsamlı deneyime sahiptir. 

Şartların sistematik şekilde incelenmesi, başvuru belgelerinin dikkatli hazırlanması ve yetkili makamlar nezdinde kararlı bir temsil sayesinde riskler azaltılabilir ve süreçler hızlandırılabilir. Almanya’ya göç etmeyi planlayan veya aile birleşimi ya da uzatma sürecinde sorun yaşamak istemeyen kişilerin erken aşamada hukuki danışmanlık almaları önerilir. 

§ 38a Oturum Kanunu (AufenthG), Avrupa Birliği’nde uzun süreli ikamet hakkına sahip kişiler için Almanya’da yeni bir başlangıç yapma konusunda değerli bir fırsat sunar. Doğru hukuki katılım ile bu fırsat güvenli ve başarılı bir şekilde değerlendirilebilir.  

Almanya’daki oturumunuzu sağlama alma konusu hakkında sorularınız mı var?

Bizi 069 87006620 numaralı telefondan arayabilir veya iletişim formumuzu doldurabilirsiniz. 

Sonuç

-  § 38a Oturum Kanunu (AufenthG) Almanya’ya geçişi mümkün kılar: § 38a Oturum Kanunu (AufenthG), başka bir AB üye devletinde “AB uzun süreli ikamet” statüsüne sahip olan ve Almanya’da 90 günden daha uzun süre yaşamak isteyen üçüncü ülke vatandaşlarına* yöneliktir. Bu düzenleme, AB içinde devam eden göçü kolaylaştırır; ancak Alman oturum izni prosedürünün yerini almaz. Bu nedenle, Almanya'ya taşınan kişinin kendisine ait bir oturma iznine ihtiyacı vardır. 

- Yalnızca şartların sağlanması halinde hukuki hak talebi: Tüm yasal şartlar yerine getirildiğinde, yabancılar dairesi kural olarak oturum iznini vermek zorundadır. Buna rağmen, belgelerin eksik olması veya şartların yeterince ispat edilememesi nedeniyle başvuruların reddedildiği durumlar sıkça görülmektedir. Özellikle geçimin güvence altına alınması ve sağlık sigortası konularında uygulamada birçok hata yapılmaktadır. 

- Her süresiz oturum izni “AB uzun süreli ikamet” değildir: Belirleyici olan dayanak noktası, Birlik hukuku kapsamındaki 'AB Uzun Süreli İkamet' (Daueraufenthalt-EU) statüsüdür. AB’ye atıf içermeyen ulusal süresiz oturum izinleri yeterli değildir. Ayrıca bu statü belirli durumlarda, örneğin uzun süreli ülkede bulunmama nedeniyle kaybedilebilir. Bu durum Almanya’daki başvuruyu tehlikeye sokabilir.

- § 38a Oturum Kanunu (AufenthG) birçok yaşam durumu için önem arz eder: Bu düzenleme özellikle Almanya’da iş teklifi alan nitelikli çalışanları, serbest meslek sahiplerini ve girişimcileri, taşınma planı yapan aileleri ile öğrencileri ve mesleki eğitim alan kişileri ilgilendirir. Bu tüm durumlarda, oturum izni Almanya’da yeni bir başlangıç için hukuken güvenli bir temel oluşturabilir. Ancak gecikmelerin önlenmesi için doğru adımların erkenden planlanması büyük önem taşır. 

- Tüm kişi grupları bu kapsamda değildir: Örneğin, görevlendirme (entsendung), mevsimlik çalışma veya sınır çalışması gibi belirli geçici faaliyetler için § 38a AufenthG uygulanmaz. Sık yapılan hatalar arasında izin olmadan erken çalışmaya başlanması veya vize ve başvuru konularının yanlış değerlendirilmesi yer alır. Özellikle aile birleşimi ve oturum izninin uzatılması süreçlerinde dikkatli bir strateji belirlenmesi büyük önem taşır.

§ 38a Oturum Kanunu (AufenthG) İçin Avukat Zafer Özkan’dan Hukuki Destek Alınması 

Almanya’daki ikamet sürecinizi § 38a Oturum Kanunu (AufenthG) kapsamında hukuki güvenceyle planlamak veya başvuru sürecinde sorunlardan kaçınmak istiyorsanız, erken aşamada danışmanlık almak önemlidir. Göç hukuku alanında uzmanlaşmış Avukat Zafer Özkan, şartların değerlendirilmesi, başvurunun stratejik olarak hazırlanması ve yabancılar dairesi ile iletişim süreçlerinde destek sağlar.

Başarı şansınızı netleştirmek ve oturum izni sürecinizin bir sonraki adımını profesyonel şekilde planlamak için şimdi bir randevu oluşturabilirsiniz.

Görsel Kaynakçası: © freepik.com 

*Üçüncü Ülke kavramı Almanya ve AB Üyesi olmayan devletler için kullanılan hukuki bir terimdir.  

Lütfen bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin ve talebinizi kısaca açıklayın. En kısa sürede size geri dönüş yapacağız.
Kontakt Tur
069 87006620
069 870066299
info@oezkan.legal
Kaiserstr. 39 · Haus C
63065 Offenbach am Main
069 87006620
info@oezkan.legal
pencilenvelopeprinterphone-handsetphonemap-marker